Karamanlı ünlü hekim Beşir Çelebi merhumun Mecmûatü’l-Fevâid adlı geniş kapsamlı tıbbi eserinin içeriği nedir?
Eserde kelimenin tam karşılığı olarak “tepeden tırnağa” iç ve dış bütün insan uzuvlarına hayvani, nebati ve madeni ilaç terkip ve müfretlerinin olumlu ve olumsuz etkilerini detaylı olarak ele alır.
Eseri günümüz Türkçesine çevirmiş bir kişi olarak bu vardığım sonucu şöyle detaylandırabiliriz.
Konuyu tepeden ele alacak olursak eserde, baştan başlamak gerekir ki saç dökülmesi, saç ekimi, dikimi, boyama teknikleri, ağartma ve siyahlaştırma yöntemleri, kına yakımı, saçı dökme ve dökmeme terkipleri, sakal bitmesi ve bitmemesi, kıl dönmesi ve benzeri sorunları ve ilaçları ele alınır.
Yine başımızda ve tepemizde yer alan ve bugün KBB denilen üç önemli tıbbi alanda da en ince ayrıntısına kadar çare ve devalar verilir:
Burun kanaması, nezle, enfeksiyon, burun şırıngaları, tütüsüleri, damlaları, beyinle burun ilişkisi, boğaz ağrıları, boğmaca, nefes darlığı, bademcik iltihabı, kulak sancıları, kurtları, kılları, çirkleri, kulak çınlaması, uğultusu ve daha nice sıkıntıları deva ve ilaçları verilerek ele alınır.
Göz hastalıkları başımızın en fazla dile getirilen kısmıdır. Sürme çeşitleri ve göz sağlığına etkileri, göz kılı, göz ağrısı, gece körlüğü, katarakt, göz kararması, göz sulanması gibi göze arız olabilecek bütün etkileri etkisizleştiren terkiplerle anlatılır.
Başımızın ön tarafında yer alan bizim aynamız ve vitrinimiz mesabesindeki yüzümüz, onda oluşan anormal benler, çiller, benekler, noktalar, sivilceler ve alaca tarzı tüm cilt rahatsızlıkları tek tek ele alınıp ilaçları verilir.
Başımızın en alt kısmı olan ağız ve diş sağlığı hususu da en fazla üzerinde durulan bir konudur:
Diş sallanması, dişleri sağlamlaştırma, plaklardan temizleme, çocukların dişlerinin erken çıkmasını temin yöntemleri, diş etlerinin güçlendirilmesi, ağız kokusunun güzelleştirilmesi, ağız ve damakta oluşan yaralar, çatlamalar.
…
Diğer ana ve tali azalarımızın bütün sıkıntıları aynı şekilde ele alınırken hayvan, bitki ve maden kaynaklı reçeteler verilir. Sadece içerik anlatılsa bile yüz sayfalık bir eser meydana gelebilir.
Bütün dertlere ve devalarına bakış açısı kendisinin Bokrat adıyla sık sık alıntı taptığı Hipokrat’ın bakış açısıyla örtüşmekle kalmaz ondan daha ileri derecede bir hekimdir. Çünkü Beşir Çelebi samimi bir Müslüman olarak işin manevi taraflarına da vurgu yaparak farklı bir duruma imza atar.
Konuyu başka bir makalede devam etmek üzere burada noktalayıp içerik konusunda Sayın Halit Bardakçı üstadımızın parmak bastığı bir konuya bakalım:
“Karamanoğulları soyunda büyük bir erkeklik gücü bulunduğuna dair bazı rivayet ve inançlar vardır.
Karamanoğullarının çocukları genellikle oğlan olmuştur.
Örneğin Karamanoğlu İbrahim beyin yedi oğlu olmuştur. İbrahim beyin erkeklik gücünü artırmak için kendi çağının meşhur hekimlerinden Karamanlı Mahbup oğlu Hekim Beşir Çelebi Mecmûatü’l-fevâid / faydalar mecmuası adıyla Türkçe büyük bir tıp kitabı yazıp Karamanoğlu İbrahim beye sunmuştur.
İbrahim beyin o kitaptaki yazılı ilaçları kullandığını bildirmesi, yedi oğluna karşılık bir kızının olması halk arasında bu soya karşı böyle bir inanç meydana getirmiştir.
Bu sebeple taze gelinlerin çocuklarının erkek olmasında veya çocuğu olmayanların çocuğu olmasında fayda ümidiyle böyle bir ziyarete yönelmesi Karamanoğullarının mezar toprağında bile bir güç kudret olduğu inancını ortaya koymaktadır.
Gerek Bal kusandaki Karamanoğlu türbesi, gerek Ermenek’teki Musa Bey mezarının bulunduğu Tol medresedeki türbesi, Yassı kayadaki Sarıaladın adıyla anılan Alâeddin Mevlana türbesi, Yumru tepedeki Pir İlyas Dede mezarı Ermenek’te bu maksatla sık sık ziyaret edilen yerlerdendir. Bugün bu tür inançlar azalmış da olsa halen mevcuttur.”
(Halit Bardakçı: Bütün Yönleriyle Ermenek Başyayla ve Sarıveliler 2005 ERÇEV Baskısı Sayfa: 37)
Her şeye rağmen Mecmûatü’l-Fevâid’in içine girmeden olayı basit cümlelerle geçiştiren bilim adamlarımızın olması da bir vakıadır.
Mesela Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu bey “Osmanlı Bilim Literatürü” adlı çalışmasının 385. Sayfasında şöyle yazar:
“Dönemin diğer hekimi Hekim Beşir Çelebi aynı zamanda şair ve tarihçi olarak tanınmıştır. Zamanımıza gelen tıp eseri Mecmûatü’l-Fevâid adını taşımaktadır ve otuz bahis olarak düzenlenmiştir. Eserin en önemli özelliği sadece iç hastalıkları gibi özel bir konuya hasredilmiş olmasıdır. Ayrıca son bölümde ilaçlar alfabetik olarak düzenlenmiştir.”
Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “Eserin en önemli özelliği sadece iç hastalıkları gibi özel bir konuya hasredilmiş olmasıdır.” Cümlesi asla ve kata gerçeği yansıtmaz ve yüzde yüz yanlış bir ifadedir. Üstelik yaptığım taramaya göre bu görüşü, araştırmadan, soruşturmadan ve eserin içine girip bakmadan tezlerinde aynen veren akademik kişiler vardır.
Kanaatime göre bunların baktıkları eser, halka reçete yazan ve Beşir Çelebi’nin dev eserinin iç hastalıkları bölümünden kopya ve istinsah edilen yan Sanayi eserler olmalıdır.
Nitekim Paris Nüshası dışında böyle birkaç nüsha bulunmaktadır ve bunlar asıl eserin altıda, yedide biri kadar bir içeriğe sahiptir.
Bizim çevirdiğimiz nüsha, 30 satırlık 564 sayfa olup Konya Ereğlisi doğumlu ünlü tıp uzmanı Feridun Nafiz Uzluk merhumun (1902 – 1974) 1970’li yıllarda kurucusu olduğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Ana Bilim Dalına, Paris’ten mikrofilmini alıp teslim ettiği eserdir.














