Bu hafta Taş İli bölgesinin tarih kokan beldelerinden Gökçekent Ortaokulu öğrencilerini ziyaret ettim. Uzun zamandır davetlerine gidememiştim. Ermenek Turkuaz Baraj Gölünün (Ermenek'e göre karşı yaka) kıyısında adı gibi güzel bir köy.

GÖKÇEKENT: Asıl adı "Akmanastır" olan köyün batısında Bizans devrine ait bir manastır bulunmaktadır. Kuruluş yeri itibarıyla güzel olan köye güzel anlamına gelen Gökçekent adı verilmiştir.
Bölgenin yaylalık kısımlarında fosil denizi diyebileceğimiz kayalara yapışmış durumda deniz fosilleri mevcut. Lavantanın Toroslara dağıldığı yer desek abartmış olmayız. Bölgede ilk Lavanta bahçesinin kurulduğu yer.

Nisan/Mayıs aylarında bölge okullarını ziyaretim ve ücretsiz kitap hediyelerim sürecek. Gençlerimizden çok ümitliyim.
Gökçekent (Akmanastır) köyümüzün bölgede göze batan bazı özellikleri var.
Şöyle ki:
Olmazsa olmazlardan; “Köy Meydanı, Köy Okulu, Köy Bakkalı, Köy Evi, Köy Kahvesi, Köy Çeşmesi, Köy Mezarlığı, Köy Camisi, Köy Sohbetleri, Toprak Damlı Taş Evler, Köy Çocukları, Köy Fırını.” Varken birde LAVANTALARI oldu.

Güneş ilk önce bu köye doğar ve önce buradan kaybolur. Güneşin doğuşunu görürsün, ama batışına şahit olamazsın.
Karaman İli Ermenek İlçesine 45 kilometre uzaklıkta yeşillikler içinde “Sakin Köy” olmaya aday bir belde. “Sakin Şehir” oluyor da neden “Sakin Köy” olmasın demiş Sayın Tahir ARI Bey.
Yıllarca İstanbul’da tekstil sanayisinde işveren olarak çalışmış. Götürebildiği kadarıyla köyünden, komşu köylerden insanları İstanbul’a getirmiş. Atölyesinin yakınlarından evler kiralamış çalışanlarına, iş vermiş kol kanat germiş. Meslek sahibi olmalarına önder olmuş.

Yıllar sonra doğduğu köyüne geri gelmiş. Atadan kalma ekilmeyen biçilmeyen tarlalarına “LAVANTA” ekmiş. Önceden çok araştırdım diyor Tahir ARI Bey.
“Turkuaz Baraj Gölü yapılınca köyümüz arazisi Baraj Gölüne komşu oldu. İklimi Akdeniz İklimine yaklaştı. İstanbul’dan biliyorum “Lavanta” ya çok talip olunduğunu. Bu beni tetikledi ve tüm tarlalarıma ektim. Aradan iki sene geçti; sonra arz talep üzerine lavantadan yapılacak ne varsa yapmaya başladım.”
“Davul Tozu, Minare Gölgesi” oluyor da Lavantadan* bakın neler oluyor dedim.”
Bunlar; “Lavanta Sabunu, Lavanta Suyu, Lavanta Yağı, Lavanta Tozu, Lavanta Kolonyası, Lavanta Parfümü, Lavanta Kremi, Lavanta Lokumu, Lavanta Balı, Lavanta Çayı” diye sözlerine devam ediyor.
“Lavanta İnsanı” yapacak mı diye merak etmeye başladım inanın.
En heyecanlı anlatımı, düğünler için “Lavanta Kesesi, Lavanta Çiçek Demeti” diyor. Bunun için özel tasarımlardan uzun uzun bahsediyor. Arada Kaynanaların “Lavanta Kavgasına” şahit olduğunu esprili bir şekilde anlatıyor. Hele bir “Lavanta Kavgası” var, dostlara şenlik diyor.
“Gelinin anası tutturdu “Benim kızın çiçek demeti Kırmızı Lavanta olsun.” Oğlanın anası demez mi; “Benim oğlanın damatlık kravatı mavi, gelinimin çiçek demeti Mavi Lavanta olacak.” Anladım kabak benim başımda patlayacak. Durup dururken bana Lavantanın genetiği ile oynatacaklar.”
“Her iki dünürleri karşıma aldım, “Bakın siz önce şunu bir koklayın”. Dedim. Önce Lavanta Yağından, sonra Lavanta Parfümünden verdim. “İşte size özel bu kokulu Lavanta demeti yapacağım, renk de LİLA olacak”. Hayatta ilk defa duyduklarına inandığım bu isme her ikisi de sevindiler. Ortalığı böylece yatıştırdım. Demek istediğim Lavanta kokusu sakinleştiricidir.”
Saniyeler içerisinde Sayın Tahir ARI Beyin ağzından “Lavantanın Faydaları” şöyle dökülüyor.
- Stresle ilgili baş ağrılarında etkili bir iyileştiricidir.
- İştahı açar, sindirimi kolaylaştırır.
- Mide ve bağırsaklardaki gazı söktürür.
- Depresyonla ilgili aşırı sinirlilik durumunda yatıştırıcı olur.
- Uykusuzluk halini giderir.
- Kusma refleksini bastırır.
- İdrar söktürücüdür. Böbrekleri temizler.
- Rengi Afrodizyak etkisi yapar.
Şerafettin GÜÇ














