Toroslar’ın sarp yamaçlarında kurulan Ermenek; Göksu Vadisi’nin şekillendirdiği coğrafyası, Karamanoğulları’na başkentlik yapan tarihî dokusu ve Turkuaz Baraj Gölü ile yeni bir turizm merkezi hâline geldi. Karaman’ın güneyinde, Toros Dağları’nın eteklerinde yer alan Ermenek, Taşeli Platosu’nun en karakteristik yerleşimlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Derin vadiler, sarp kayalıklar, mağaralar, yaylalar, ormanlar ve Göksu Nehri’nin oluşturduğu doğal yapı, ilçenin tarih boyunca hem yerleşim hem de ulaşım açısından kendine özgü cazibesi oldu.
Barajın oluşturduğu geniş göl, derin vadilerin arasında turkuaz renkli büyük bir su yüzeyi meydana getirdi. Dağların, ormanların ve gölün aynı manzarada buluşması, Ermenek'i yalnızca tarihiyle değil, doğal görünümüyle de dikkat çeken bir merkez hâline getirdi. İlçede yamaç paraşütü ve su sporları etkinliklerinde büyük artış yaşanırken, baraj gölünün oluşturduğu iklim değişikliği sebebiyle bölgede zeytin fidanı dikimi de arttı. Bu çerçevede son yıllarda 1 milyona yakın zeytin fidanı toprakla buluştu. Antik çağlardan günümüze uzanan geçmişinde farklı uygarlıkların izlerini taşıyan Ermenek, özellikle Karamanoğulları döneminde önemli bir siyasi ve kültürel merkez hâline gelmişti. Bugün ise tarihî kimliğine, Turkuaz Baraj Gölü çevresinde gelişen doğa ve su turizmi ile değişen tarımsal üretim modeli eklendi.
Siyasilerin geçmişte çok nadiren, sadece seçim kampanyaları için gittiği Ermenek'te günümüzde Turkuaz Baraj Gölü'nün inşası ve barajın Göksu Nehri'nin suları ile dolması sonrasında su sporları ile göl manzaralı yamaç paraşütü etkinliklerinde büyük artış oldu. Bugün Ermenek Baraj Gölü çevresinde birçok farklı su sporunun yanı sıra seyir, piknik, tekne gezileri ve açık hava etkinlikleri açısından önemli bir potansiyel bulunuyor. Geçmişte Karamanoğulları'na başkentlik yapmış bir dağ kenti olan Ermenek'in hikâyesine; Göksu Nehri'nin şekillendirdiği vadilerde, Turkuaz Baraj Gölü'nün kıyısında ve Torosların yamaçlarında yeşeren turizm etkinlikleri de eklendi.
Bölge, daha önceki dönemlerde Roma ve Bizans egemenliği altında da önemli yerleşim merkezlerinden biriydi. Ermenek'in tarihî yerleşim dokusunda dar sokaklar, taş yapılar, yamaçlara yerleşen evler, su kaynakları ve vadiler önemli rol oynadı. Osmanlı döneminde uzun süre sınırlı bir gelişme gösteren Ermenek, Tanzimat sonrasında idari açıdan da önem kazandı. 1845'te sancak merkezi hâline gelen ilçe, farklı dönemlerde Konya ve İçel idari teşkilatları içerisinde yer aldı. 1989'da Karaman'ın il olmasıyla birlikte Karaman'a bağlandı. Söz konusu şehir bugün Güneyyurt ve Kazancı beldeleri, köy ve mahalleleriyle birlikte dağlık Taşeli coğrafyasının önemli yerleşimlerinden biri durumunda.
Barajın oluşturduğu geniş göl, derin vadilerin arasında turkuaz renkli büyük bir su yüzeyi meydana getirdi. Dağların, ormanların ve gölün aynı manzarada buluşması, Ermenek'i yalnızca tarihiyle değil, doğal görünümüyle de dikkat çeken bir merkez hâline getirdi. İlçede yamaç paraşütü ve su sporları etkinliklerinde büyük artış yaşanırken, baraj gölünün oluşturduğu iklim değişikliği sebebiyle bölgede zeytin fidanı dikimi de arttı. Bu çerçevede son yıllarda 1 milyona yakın zeytin fidanı toprakla buluştu. Antik çağlardan günümüze uzanan geçmişinde farklı uygarlıkların izlerini taşıyan Ermenek, özellikle Karamanoğulları döneminde önemli bir siyasi ve kültürel merkez hâline gelmişti. Bugün ise tarihî kimliğine, Turkuaz Baraj Gölü çevresinde gelişen doğa ve su turizmi ile değişen tarımsal üretim modeli eklendi.
TURKUAZ BARAJ GÖLÜ ERMENEK'İ CAZİBE MERKEZİ HÂLİNE GETİRDİ
Ermenek tarih boyunca coğrafi yapı açısından Türkiye'de ulaşılması en zor yerleşim yerlerinden birisi olarak kabul edildi. Ermenek; bir ova kenti yerine, kayalık yamaçlara ve vadilere tutunan bir dağ şehri olarak dikkat çekiyor. Maraspoli Mağarası, Firan Kalesi, Mennan Kalesi, kaya mezarları, kaya manastırları ve çeşitli antik yerleşim izleri de bölgenin doğal coğrafyası ile tarihinin birbirinden ayrılmaz bir parçası.
Siyasilerin geçmişte çok nadiren, sadece seçim kampanyaları için gittiği Ermenek'te günümüzde Turkuaz Baraj Gölü'nün inşası ve barajın Göksu Nehri'nin suları ile dolması sonrasında su sporları ile göl manzaralı yamaç paraşütü etkinliklerinde büyük artış oldu. Bugün Ermenek Baraj Gölü çevresinde birçok farklı su sporunun yanı sıra seyir, piknik, tekne gezileri ve açık hava etkinlikleri açısından önemli bir potansiyel bulunuyor. Geçmişte Karamanoğulları'na başkentlik yapmış bir dağ kenti olan Ermenek'in hikâyesine; Göksu Nehri'nin şekillendirdiği vadilerde, Turkuaz Baraj Gölü'nün kıyısında ve Torosların yamaçlarında yeşeren turizm etkinlikleri de eklendi.
ERMENEK BİRÇOK FARKLI MEDENİYETE YURT OLDU
Ermenek tarihinin çok daha eski dönemlere uzandığına ilişkin çeşitli araştırmalar ve yerel tarih çalışmaları bulunuyor. Ermenek'in tarihsel gelişiminde Karamanoğulları dönemi ise ayrı bir yere sahip. Ermenek, Karamanoğulları Beyliği'nin önemli merkezlerinden biri ve uzun süre başkentliğini yapmış şehirlerden birisi oldu. Karamanoğlu Mehmet Bey'in 1277 yılında Türkçenin devlet ve kamu hayatında kullanılmasına ilişkin fermanı, Ermenek'in Türk tarihi açısından taşıdığı önemi daha da artırdı. Karamanoğulları döneminden günümüze ulaşan Akça Mescit, Ulu Cami, Tol Medresesi ve hamam gibi eserler de şehrin bu dönemdeki mimari ve kültürel ağırlığını ortaya koydu.
Bölge, daha önceki dönemlerde Roma ve Bizans egemenliği altında da önemli yerleşim merkezlerinden biriydi. Ermenek'in tarihî yerleşim dokusunda dar sokaklar, taş yapılar, yamaçlara yerleşen evler, su kaynakları ve vadiler önemli rol oynadı. Osmanlı döneminde uzun süre sınırlı bir gelişme gösteren Ermenek, Tanzimat sonrasında idari açıdan da önem kazandı. 1845'te sancak merkezi hâline gelen ilçe, farklı dönemlerde Konya ve İçel idari teşkilatları içerisinde yer aldı. 1989'da Karaman'ın il olmasıyla birlikte Karaman'a bağlandı. Söz konusu şehir bugün Güneyyurt ve Kazancı beldeleri, köy ve mahalleleriyle birlikte dağlık Taşeli coğrafyasının önemli yerleşimlerinden biri durumunda.








